Posted by Schatizm on Eylül 3rd, 2010
0
Uçurum uçurum gözleri vardı. Çok derinlere inebilirdiniz paraşütünüz olmadan. Düşmenize imkân vermeyen korumacı pamuktan bulutları� İnerken dinlenip; güzel bahçelerini seyredeceğiniz donanıma sahipti bu dehlizler� Elem vardı, acı vardı içine hapseden� Bazen güldüren sonsuz bir fırtınaydı� Fırtınanın ardındaki sessizliğe baktıran, havası vardı bir de�
Read the rest of this entry »
Posted by Schatizm on Eylül 3rd, 2010
0
“işte yanındayım küçüğüm.”
Bu cümleyi kurabilmek ve onu gerçekleştirebilmek kadar insanı mutlu edecek başka olgu var olabilir mi? Küçüğüm, yanındayım işte dediğinizde; yüreğinizden bir parça kopuverir. Yüreğinize bastırdığınız ceylanın saçlarına dokunur elleriniz histerik…Bıraktığınızda uçup gideceğini sanırsınız… Evet, öyledir. Küçüklerimiz, biz farkına varmadan uçuverirler; bizler hala onları küçüğüm diye sevsek de… Read the rest of this entry »
Posted by Schatizm on Eylül 3rd, 2010
0
Beyazdaki siyah Leke
Erkenden kalktı.Yoğun bir gün olacaktı .Bu akşam memleketine gidiyordu.Hemen kahvaltısını yapıp alış veriş için çarşıya çıkacak annesine ve kardeşine hediyeler alacaktı.
Malum eli boş gitmek olmazdı.
Annesiyle her gün telefonda konuşsa bile hasreti dinmiyor özlemle geçen yılların ardından kavuşma anını dört gözle bekliyordu.
Aslında niyeti gelecek sene gitmekti .Biraz daha para biriktirmek ve annesiyle kız kardeşini yanına almaktı.Ama kızkardeşi evleniyordu.Düğününde bulunmasını çok istiyordu elbetteki gidecekti.Kardeş gibi varmıydı.Simsiyah saçlı ela gözlü incecik yapısı vardı . Yüzü hep güleçti..Ne zaman büyüyüp gelin olma çağına gelmişti.Derin derin içini geçirdi .
Read the rest of this entry »
Posted by Schatizm on Eylül 3rd, 2010
1 03 September 2010
Papatyam
Ah papatyam
Şöyle bir gelsen yamacıma otursan sevsem seni gözlerimdeki en uçsuz ve sıcak masumluğumla
Bir bebek gülüşü bir mahmur göz olsaydı dünya keşke.
Papatyam beyazına gönül dolusu kar yağdırsam,sarına tüm güneşi kucaklayıp öylece kucağına bıraksam.
Papatyam seni nasıl severim bilirmisin.Nerden bileceksinki hiç söylemedim .Ama hissedersen diye çok bekledim
Read the rest of this entry »
Posted by Schatizm on Ağustos 5th, 2010
Posted by AteS on Temmuz 16th, 2010
25 03 September 2010

Nette tanışan iki genç arkadaş olurlar. zaman içinde sıkı bir dostluğa dönüşen beraberliklerini zedelememek için hiçbir zaman birbirlerini görmemeğe, fiziki özelliklerinden bahsetmemeye karar verirler.
ısimlerin, şekillerin olmadığı sadece ruhların derinliklerinden gelen en samimi duyguların dile getirildiği zaman ve mekan unsurlarından soyutlanmış bir birliktelik içinde sürer dostlukları.
ve bir gün bakarlar ki birbirlerini tamamlayan iki varlık olmuşlar. Read the rest of this entry »
Posted by nar_cicegi on Temmuz 9th, 2010
Posted by owner on Haziran 28th, 2010
8 02 September 2010
Elveda
Bir atımlık, tek bir atımlık kurşun var namlumda. Sadece tek kelimelik ufacık bir söz kaldı kelime hazinemde.O da sanırım hep sonlarda söylenen ”elveda” sözü. Biz mi hazırladık bu sonu acaba? Yoksa kötü kadere mi atmak lazım bu suçu? Hani derler ya hep kötü kader bizi ayırdı diye. Sanki kişiler yanlış değildi,zaman yanlış değildi de bir tek dili kemiği olmayan soyut bir kavramdır suçlu olan. Bizim masalımızda neydi hata yada kimdi suçlu bunu şimdilik kestiremiyoruz,sevgili… ” Her aşk mutlu bitmez” diyor bir şair. ” Her sevgiye değer verilmez”miş sevgili.
İyi ama yanlışlık nerde? Seni sevmek mi yanlıştı? Sana verdiğim değer mi? Yoksa zaman-mekan mı yanlıştı bizde? Ne gerek var bulmaya cevapları ki….. Sonuçta bir şeyler yanlıştı işte. Bir şeyler tükenince o yanlıştı,bu yanlıştı diye bahaneler öne sürülüyor maalesef. Aslında hayatın kendisi yanlışlar üzerine kurulmuş değil mi? Read the rest of this entry »
Posted by owner on Haziran 28th, 2010
14 02 September 2010
Ayrılık
Sabah uyandığında midesinde bir yanma hissetti. Yanmanın nedeni akşam yedikleri değil, uyanır uyanmaz bugün yapacaklarının aklına gelmesiydi.
Bugün 2 yıldır götürmeye çalıştığı bir birlikteliği bitirecekti, aslında bunda geç bile kalmıştı. Bitmeli dedi içinden her gün; bu tatsız uyanış bitmeli… İçinde bir muhakeme başlamıştı, kendi kendine söyleniyordu:
“Ona da haksızlık etmek istemiyorum belki hatalı olan benim…. Bulunmaz Hint kumaşı değilim ya, görünüş olarak, hımmm, yakışıklı çocuk denilecek biri hiç değilim…. Ama yaptım, çok çalıştım bitmesin diye, kendimle, mantığımla çok kavga ettim, olmadı….” Read the rest of this entry »
Posted by owner on Haziran 28th, 2010
4 02 September 2010
Beklenen Gün
Beklenen günlerin geçmeyen saniyelerini sayıyordu.
Tarifsiz bir heyecan diyarından gelen hızlı kalp atışları misafiriydi yüreğinde bugün.
Lezzetli melodilerin göz kararı bekleyişlerine inat olacaktı gözyaşları, biliyordu.
Ne soğuğun uyutası okşaması, ne de etraftakilerin acır bakışları etkileyecekti.
Az sonra bitecekti her şey, hiçbir şey engel olamayacaktı.
Bitmeyen bekleyişlerin çıkmaz sokağında yankılandı ayak sesleri,
Alkışların süslediği bir arenanın yalnız matadoruydu bakışları,
Yağmurlarını tüketen bulutların onurluca arkasını dönüp gitmesini görüyordu gökyüzünde,
Umutsuzluğun yollarını çok eskitmişti beklerken,
Şimdi ise beklediği, bir kilit kadar yakındı, Read the rest of this entry »
Posted by nar_cicegi on Mayıs 25th, 2010
5 11 June 2010

Senin Gözlerin Hep Böyle mi Bakar
Read the rest of this entry »
Posted by AteS on Şubat 26th, 2010
17 31 August 2010
Üşüyorum! Gecenin bir saati yalnızım. Üstelik hastayım. Vücudumun her yanı acıyor. Öksürük de bir dakika huzurlu uyutmuyor.
Bağlaçsız Aşk!
Sana nasıl ihtiyacım olduğunu bilemezsin sevdiğim. İnsan böyle zamanlarda daha da çok arıyor. Şimdi burada olsan, bir tas sıcak çorba verirdin. Sanırım ateşim var. Alev alev yanıyorum. Bundan olsa gerek içimin titremesi, üstelik kaç kat battaniyenin altındayım. Ateşim bu Read the rest of this entry »
Posted by nar_cicegi on Şubat 6th, 2010
13 06 July 2010
Sözcüklerle anlatamadığım kadar seviyorum seni. Yaptıklarım bile eksik kalıyor, kalbimin o büyük düşkünlüğü karşısında.

Read the rest of this entry »
Posted by AteS on Ocak 30th, 2010
17 26 June 2010

Buz gibi bir günde hızlı hızlı yürürken birden ayağımın ucunda Read the rest of this entry »
Posted by AteS on Ocak 30th, 2010
28 01 September 2010

AŞK
Bir zamanlar, bütün duyguların
üzerinde yaşadığı bir ada varmış:
Mutluluk, Üzüntü, Bilgi Read the rest of this entry »
Posted by AteS on Ocak 30th, 2010
6 25 August 2010

Birbirini deliler gibi seven iki genç…. Öyle bi aşk içerisindeler Read the rest of this entry »
Posted by owner on Ocak 20th, 2010
40 03 September 2010
Çok güzeldi. Dünyalar güzeliydi. Ayaklarına kapananların, yalvaranların, uğruna şair olanların sayısını hatırlamıyordu. 18 yaşındaydı. Geceler kadar siyah gözleri vardı. Bakmaya Read the rest of this entry »
Son Yorumlar