Seninle Ölmek İstiyorum
Posted by Schatizm on Eylül 3rd, 2010
0
Dağ başında bir avcı kulübesi
Yerle diz boyu kar
Ocakta ateş
Dışarda rüzgar
Hadi gel
Read the rest of this entry »
0
Dağ başında bir avcı kulübesi
Yerle diz boyu kar
Ocakta ateş
Dışarda rüzgar
Hadi gel
Read the rest of this entry »
2 03 September 2010
SEN SUSTUĞUM YERSİN
SEN SUSTUĞUM YERSİN KeLimeLerin tükendigi cümLeLerin infaz be$iginde kırk sancıyLa gidip geLdigi sesime sus degdigi bir nefessin..
icimi kırbacLayan ses teLLerimin kaLbime takıLmı$ cengeLLerisin..
$imdi hayatıma yazıLmı$ dipsiz hesapLar var yangın yerinin teLa$ı icime dü$en..
kayboLan buLunamayan ve aranan ne varsa icimde ama darmadagın…
eLLerimi degdigim yer kırıLıyor ve kanıyor..
bende sancıyan bir $eyLer var yakamı bırakmıyor..
Sen durdugum yersin ! Read the rest of this entry »
3 03 September 2010
Küçük metinler halinde coşarken şiir soluklu sevdam
Büyük savaşların kanlı yıkımları kaldı meydanlarda.
Sınırları mayın döşeli coğrafyamın gittikçe daralan çemberinde örselendi yorgun adımlarım..
Şimdi sazın tellerinde kendini asan acılara sahip dilimdeki türküler…
“Bana kendini anlatma !… Gülüşün (s)aklayamaz yan(ıl)gınların yakıcılığını
Gecenin ayışığı vurmuş ihanetinin yüzüne
Ne yana yürüsem yalınayak eylem adımlarıyla
Kayıp ilanı asılı duvarlar barikat kuruyor yürüyüşlerime
Fail-i meçhul (k)ayıpların hükümsüz kalmış dosyaları kursağımda soğuk cesetler taşıyorum.
Oysa Senin için söylerdim;
Tutsaklığımın o lirik o yokuşlar çıkan ezgisini.
Kıskançlık çizerdim duvarlarıma yokluğunda Read the rest of this entry »
17 03 September 2010

Yangın Yangın bakışların saçların rüzgar rüzgar
Savur alevini yansın gözlerine konan turnalar
Savur alevini yansın gözlerine düşen damlalar
Sen hiçmi bahar görmedin
Yüreğini aşka sermedin
Beni kovsan gitmem derdi.
Yaban kokusuz yalancı
Şehirde eskimiz yandı gittin. Read the rest of this entry »
12 27 August 2010
Sana anlatamadığım ben o aşkı seviyorum
Sen onu bilmeden benim yanımda duruyorsun
Ondandır ya her gülüşünde senle gülüyorum
Sana anlatamadığım aşkı seviyorum

Kimi zaman gözlerinin mavisinde umutları yüzdürüyorum
Ellerinin narinliğinde eziliyorum
İçimi bir an yokluğunla dağlıyorum
Kendimden kaçıp ben
Bülbülün feryadındaki neyde
Seni arayıp buluyorum
Sana anlatamadığım aşkı seviyorum
Gecelerde içtiğim yalnızlığıma ekliyorum
Gülüşün geldikçe aklıma
Durgunluğun acı veriyor kimi zaman
Hep karanlıklara bıraktığın sözlerin
Şimdi diyorum şimdi tam sırası
Heyecan sarıyor içimi o sırada anlamsız
Her şeyi söylemek varken yalansız
Duruyorum…
Read the rest of this entry »
7 02 September 2010
Can yoldaşım!
Bir yanı ikizim!…
Izdıraplı gecelerimin dert ortağı,
İnce sızımın tükenmez yanı;
Aklım durmazsa nokta ve virgüllerde!
Seni anlatırdım sayfalarca,
Sayfalarca hatta asırlarca!…
Senli bir huzura durmak isterdim,
Her seherde gözlerimden uykular dökülse de…
Güneşin ilk ışıklarından seni toplamak isterdim!
Seni toplamak isterdim,
Gözlerinden, mısralarıma dökülen inci tanelerinde!…
Hani; diyemediğim o sözlerim vardı,
Kendime küsmüşlüğüme sakladığım.
Yüreğime batan dikenlerim vardı!
Adını koyamadığım,
Arayıp ta sebebini bulamadığım,
Sebebini bulup ta sahibini bilemediğim.
Şimdi ellerimde
Dillerimde şimdi

Şimdi yüreğimden doğan yeni öykülerimde…
Asırlardır seviyorum sanmışım
Meğerse yeni başlayacakmış, benim sevmişliğim.
Işıklar yağan gecelerimde
Hüzünlerimi alır gider bir peri
Mutluluk düşlerinin tam orta yerine
Bir sihirli sözcük, yuva yapar
İşitmeyi unutmuş kulaklarıma.
Ve bir gece vakti ben
Seni seviyorum, seni seviyorum derim sesiz usulca.
Ve ben
Seni sana yazmak isterdim
Söylemeyi beceremediğim sözlerimde…

11 31 August 2010
Ayrılıklar uyandırmalı kör yüreğimi.
Cehennem yangınlarından olmeden çıktıysa bedenim;
artık benim olmalıyım, benim.
Yeter yüreğimi bir çift gözün Ateşine rehin verdiğim.
Ateş artıyı değildir karşılığımız.
Pusatını dağ sisinden alan,
firarını mermisine emanet eden bir namludur bu eşkıya sevda
ki;
zulasında asılı durur kefenlediği ölümü.
Ellerinin çeliğine su verilmiştir ta adem`den beri.
Bilir ve intihar cüretiyle yoklar yüreğinin tetiğini.
Güneşin kızılca kıyametine çatar kuruyan umut dallarını.
Yanacaksa cehennemden beter yanmalı!
Kim anlar ki eşkıyanın sağlamlığını;
Özleminin çiseyle yıkanmış şafak değerini kim?
Hani ellerine kuşlar inerdi,
kardan üşüyen kuşlar…
5 03 September 2010
Beyhude bir yaşamı göğüsledim, satır arasında,
Kırlangıçların bile şahidi oldukları bir aşktı bu.
Satır aralarında hıçkıça hıçkıra sevdim seni.
Yelkovan mahzeninde, aşkın ateşinde küllendim.
Ben seni gözlerindeki parıltılarda sevdim.
Her halimde gözlerin, her anında sözlerin vardı.
Savaştım gecelerce, aşkımın en kanlı yerinde,
Dolandım dilden dillere, berhudar oldum aleme,
Her halimde sen vardın, satır arasında buldum seni..
Read the rest of this entry »
15 23 August 2010
Bilmem ki ne kaldı ömür payesinden bahşedilen bir nefesin müddetinden
Dinmeyen feryadın hiç anlaşılmayan hicrani nağmesinden akseden güftesinden
Nefesin mahçubiyetine abat olan edebin gönül kalesinden ve öğretisinden
Beklenen umutların, ruhuma yaşattığı vecdin hikayesini anlatan yaşantısından
Read the rest of this entry »
12 02 September 2010
Deli dolu geçtik ateş hatlarından…
Sevgim korkuyla beraber büyüdü içimde…
Sevdikçe korktum, korktukça daha çok sevdim…
Er geç birbirini boğacaktı bu duygular, biliyordum…
Neden sonra farkına varıyor insan
Ayağına takılan bütün taşları yoluna kendi döşediğinin…
Read the rest of this entry »
5 18 August 2010
Tutsam dokunsam dersin
yaşamın telleri dokunur
parmakların kanar.
Kan ağlardı
Bulaşırdı rengi
Göz çıban
Akardı aynı nehirde
Buluşacaklar gibi
5 11 August 2010
hangi doğmayacak güne gebe
içimin kuyusunda büyüyen karanlık
karanlık ki başka adıdır
sonrasızlığın ve ölümün
19 29 August 2010
Şimdi git1 29 July 2010
saat gecenin bilmem kaçı
saçma sapan bir rüyayla uyandım
gece sıcak ve nemli
ılık bir rüzgar okşuyor tenimi
3 29 July 2010
Son Yorumlar